eğer
bir gün çevrendekiler
paniğe kapılıp da birer birer
seni suçladıklarında sen
gene soğukkanlı kalabilirsen,
eğer
herkes senden
şüphe ederken sen
kendine güvenebilir
öfkeni yenebilirsen,
eğer
herkes yalan söylerken
sen
yalana sarılmazsan,
eğer
senden nefret edildiğinde
sen
nefrete kapılmazsan
ve aynı zamanda
mükemmel görünmeye
bir bilge havasına bürünmeye
gayret etmezsen,
eğer
tutsak olmadan hayallerine
hayal kurabilirsen,
eğer
düşünebilir
fakat düşüncelerin
prangalarını kırabilirsen
felaket!.. yahut zafer!..
bu iki hilekâra da eğer
aynı tebessümle bakabilirsen,
eğer
senin söylediğin
bir hakikâtin
sahtekârlar elinde
ahmak avlamak için
bir tuzak halinde
kullanıldığını görür de
susabilirsen,
eğer
durup seyrederken
ömre bedel varlığını
onun birdenbire yıkıldığını
görür de sen yıkılmazsan
ve baştan başlayarak
yorgun argın ellerinle
aşınmaz aletlerinle
onu yeniden kurabilirsen, |
eğer
bir ömür boyunca kazandığın
her şeyi yığın yığın
ortaya koyarak hayatının
asil kumarına girebilirsen
ve de kaybettiğin zaman
tek kelime konuşmadan
yeniden yeni baştan
kendini işine verebilirsen,
eğer
dermanı tükenmiş kalbine
ve yorgun sinirlerine
hükmederek bunları emirlerine
baş eğdirebilirsen,
eğer
bütün bunlardan sonra sana
-dayan!.. diye seslenen
iradenden başka
hiçbir şeyin kalmamışken
ayakta durabilirsen,
eğer
sefillerle gezerken kişiliğini
krallarla dolaşırken
halkla ilişiğini koruyabilirsen,
eğer
dostlarına, hatta
düşmanlarına karşı
yücelterek barışı
hiç kimseye kırılmazsan,
eğer
herkese ayrı ayrı değer verir de
hiç birini diğer insanlardan
fazla önemsemezsen,
eğer
ihmâli affedilmeyecek bir dakikanın
altmış saniyesinin
altmışını da teker teker
iyi kullanabilirsen,
her şeyiyle birlikte
dünya senin olur
mutluluğu yanında bulursun,
hatta, adam olursun oğlum
adam olursun…
RUDYARD KIPLING
|
GİRİŞ |